<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Muallim</title>
	<atom:link href="http://www.muallim.biz/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.muallim.biz</link>
	<description>Herşey O&#039;nun İçin</description>
	<lastBuildDate>Thu, 19 Apr 2012 20:46:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Umre Ziyareti</title>
		<link>http://www.muallim.biz/umre-ziyareti.php</link>
		<comments>http://www.muallim.biz/umre-ziyareti.php#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Apr 2012 20:46:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>muallim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Umre ziyareti için istenilen belgeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muallim.biz/?p=256</guid>
		<description><![CDATA[Umre&#8217;nin sözlükteki manası; ziyaret etmek, uzun ömürlü olmak, evi mamur etmek, 
bir yerde ikamet etmek, korumak, malı çok olmak ve  
Allah&#8217;a kulluk etmek anlamlarındaki &#8220;a-m-r&#8221; kökünden türeyen umre;  
belirli bir zamana bağlı olmaksızın ihrama girip Kâbe&#8217;yi tavaf edip 
Safa ile Merve arasında sa&#8217;y yaptıktan sonra tıraş olup ihramdan çıkmak 
suretiyle yerine getirilen bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Umre&#8217;nin sözlükteki manası; ziyaret etmek, uzun ömürlü olmak, evi mamur etmek,<br /> <br />
bir yerde ikamet etmek, korumak, malı çok olmak ve <br /> <br />
Allah&#8217;a kulluk etmek anlamlarındaki &#8220;a-m-r&#8221; kökünden türeyen umre; <br /> <br />
belirli bir zamana bağlı olmaksızın ihrama girip Kâbe&#8217;yi tavaf edip<br /> <br />
Safa ile Merve arasında sa&#8217;y yaptıktan sonra tıraş olup ihramdan çıkmak<br /> <br />
suretiyle yerine getirilen bir ibadet demektir</p>
<p> <br />
Hac ibadetinden farkı, bir zamanla sınırlı <br /> <br />
olmaması, Arafat ve Muzdelife vakfesi ile kurban <br /> <br />
kesme ve Şeytan taşlama görevlerinin bulunmamasidir.<br /> <br />
Bu bakimdan hacca, &#8220;hacc-i ekber&#8221; <br /> <br />
(büyük hac), umreye de &#8220;hacc-i asgar&#8221; (küçük hac) denir. </p>
<p><a href="http://umrefiyatlari.info/">Umre fiyatları</a> ve programlarımızı sitemizden öğrenebilirsiniz</p>
<p>Umrenin Zamanı </p>
<p><a href="http://umrefiyatlari.info/">Umre</a>  için belirli bir zaman yoktur. Her zaman yapılabilir. Ancak, Arefe günü sabahından bayramın dördüncü günü akşamına kadar yapılması mekruh görülmüştür.</p>
<p>Umre&#8217;nin Hac&#8217;dan farklı olan yönleri<br /> <br />
1) Umre&#8217;nin belirli bir vakti yoktur. <br /> <br />
2) Umre&#8217;nin Arafat ve Müzdelife vakfeleri yoktur. <br /> <br />
3) Umre&#8217;de Cem-i Takdim ve Cem-i Tehir yoktur. <br /> <br />
4) Umre&#8217;de şeytan taşlama yoktur. <br /> <br />
5) Umre&#8217;de Kudüm Tavafı ve Veda Tavafı yoktur. <br /> <br />
6) Umre&#8217; de kurban kesmek yoktur </p>
<p>UMRE ZİYARETİ İÇİN İSTENEN BELGELER</p>
<p>Pasaport ( En az 1 yıllık ).<br /> <br />
4 adet Vesikalık (arka fon beyaz olacak).<br /> <br />
Nüfus Cüzdanı Fotokopisi .<br /> <br />
Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği (Evli olanlar için).<br /> <br />
Erkek akrabası ile gidecek olan 45 yaşın altındaki bayanlardan akrabalık derecesini gösterir, vukuatlı nüfus kayıt örneği ve evli ise eşinden Muvafakatname ve beraberinde gidecek kişi tarafından taahhütname.<br />
Yalnız giden 45 yaş üstü evli bayanların eşlerinin noterden Muvafakatname vermesi gerekmektedir.<br /> <br />
Menenjit aşı kartı.<br /> <br />
UMRE için evraklar gidiş tarihinden en az 15 gün önce teslim edilmelidir.</p>
<p> <br />
ÜCRETE DAHİL OLAN UMRE HİZMETLERİ</p>
<p>Uçak bileti.<br /> <br />
UMRE Vize alımı.<br /> <br />
Otel konaklamaları.<br /> <br />
Hava Limanından Otellere transferleri.<br /> <br />
Mekke ve Medine ziyaret yerlerinin gezilmesi.<br /> <br />
UMRE Rehberlik hizmeti.</p>
<p> <br />
UMRE DE ZİYARET EDİLECEK YERLER</p>
<p> <br />
MEKKE: Sevr Dağı , Arafat , Müzdelife , Mina , Hira Dağı , Cennetü&#8217;l Mualla , Cin Mescidi .</p>
<p>MEDİNE: Uhud dağı , Mescidi Kıbleteyn , Yedi Mescitler , Mescid-i Kuba , Cennetü&#8217;l Baki .</p>
<p> <br />
UMRE HEDİYELERİMİZ</p>
<p>Hac ve Umre Kitapçığı.<br /> <br />
Umre Seyahat çantası.<br /> <br />
Umre Terlik çantası.<br /> <br />
Telefon Rehberi ve Kalem.<br /> <br />
Umre bitiminde Mekke&#8217;de teslim 1 bidon zemzem </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muallim.biz/umre-ziyareti.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yağmur Damlalarındaki Hikmetler</title>
		<link>http://www.muallim.biz/yagmur-damlalarindaki-hikmetler.php</link>
		<comments>http://www.muallim.biz/yagmur-damlalarindaki-hikmetler.php#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Jan 2012 21:12:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>muallim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muallim.biz/?p=238</guid>
		<description><![CDATA[Yağmur neden, çağlayan gibi su kütlesi şeklinde akmaz, teker teker damlalar halinde düşer?
Yağmur damlalarının şekli ve boyutu nasıldır?
Yağmur niçin havanın sürtünme kuvveti nedeniyle ısınmaz ve kaynar su şeklinde yağmaz?
Her yıl okyanuslardan 45 milyon metre küp su buharlaşır. Buharlaşan su, bulutlar haline sokulup rüzgarlar vasıtasıyla karalara taşınır. Böylece her yıl 3-4 milyon kilometre küp su, okyanuslardan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<div id="_mcePaste">Yağmur neden, çağlayan gibi su kütlesi şeklinde akmaz, teker teker damlalar halinde düşer?</div>
<div id="_mcePaste">Yağmur damlalarının şekli ve boyutu nasıldır?</div>
<div id="_mcePaste">Yağmur niçin havanın sürtünme kuvveti nedeniyle ısınmaz ve kaynar su şeklinde yağmaz?</div>
<div id="_mcePaste">Her yıl okyanuslardan 45 milyon metre küp su buharlaşır. Buharlaşan su, bulutlar haline sokulup rüzgarlar vasıtasıyla karalara taşınır. Böylece her yıl 3-4 milyon kilometre küp su, okyanuslardan karalara, yani bize ulaşmış olur. İnsanların hiçbir şekilde dolaşımını kontrol edemediği ve onsuz birkaç günden fazla yaşayamayacağı su, özel olarak gönderilir. Üstelik bu suyun oluşumunda ve yeryüzüne düşmesinde pek çok hikmetler vardır. Kuran&#8217;da, insanın &#8220;şükretmesi&#8221; için en açık işaretlerden biri olan yağmurun bu hikmetli özelliklerini Allah ayetlerde şöyle bildirir:</div>
<div id="_mcePaste">&#8220;Şimdi siz, içmekte olduğunuz suyu gördünüz mü? Onu sizler mi buluttan indiriyorsunuz, yoksa indiren Biz miyiz? Eğer dilemiş olsaydık onu tuzlu kılardık; şükretmeniz gerekmez mi?&#8221; (Vakıa Suresi, 68-70)</div>
<div id="_mcePaste">Yağmurun Buluttan Damla Damla Süzülerek Yağması Allah’ın Rahmetidir</div>
<div id="_mcePaste">Allah’ın yağmurda yarattığı hikmetlerden biri, yağmurun şelalelerde olduğu gibi büyük bir su kütlesi şeklinde yeryüzüne düşmemesidir. Eğer yağmur yeryüzüne bu şekilde düşseydi, yağışlar sırasında insanların günlük hayatlarına devam etmeleri mümkün olmaz, hatta her yağış sırasında seller oluşurdu. Bu seller önlerine çıkan herşeyi sürükleyerek maddi ve manevi pek çok zarara neden olurlardı. Fakat Yüce Rabbimiz’in yarattığı fizik kuralları sebebiyle yağmur, damlalar halinde ve hızını azaltarak yeryüzüne düşer ve tüm canlıların hayat kaynağı olan suya dönüşür.</div>
<div id="_mcePaste">Yağmurun damlalar halinde yağmasının sebebi su damlacıklarının bulutlarda oluşmasıdır. Bilindiği gibi bulut, buharın toz zerrecikleri ve elektrik yüklü parçacıklar üzerinde yoğunlaşmasıyla oluşur. Bu damlacıkların çapları genellikle 1 ila 10 mikron (1 mikron = 0,001 milimetredir) arasındadır. Bulutlar yukarı doğru belli bir hızla (1 ile 10 metre/saniye) hareket ederlerken su damlacıklarını da doğal olarak beraberinde götürürler. Damlacıklar yükseldikçe yoğunlukların artması sonucunda büyürler. İki veya daha fazla damlacık birleşerek damlalar oluşur. Bu damlacıkları hava artık yukarı taşıyamaz hale gelir ve damlalar yeryüzüne doğru düşmeye başlarlar.</div>
<div id="_mcePaste">Yağmur damlaları yere düşerken sabit hıza ulaşana kadar, büyük damlalar küçük damlalardan daha hızlı düştüğü için, büyük damlalar ile küçük damlalar çarpışıp birleşir. Çarpışma ve birleşme ile büyüyen damlalar belli büyüklüğe ulaşınca hava direnci su damlasının şeklini bozup, dağıtır ve saniyenin yüzde altısı gibi kısa bir sürede birçok küçük damlacığa dönüştürür. Aynı büyüklükteki damlaların havadaki hızları aynı olduğu ve aynı yönde hareket ettikleri için birbirleri ile çarpışmaları sözkonusu değildir.</div>
<div id="_mcePaste">Yağmur bulutlarının minimum yüksekliği 1200 metredir. Bu seviyeden düşen tek bir damlanın yaptığı etki, 1 kilogramlık bir ağırlığın 15 cm yükseklikten aşağı bırakılmasına eşittir.</div>
<div id="_mcePaste">10.000 metre yükseklikte de yağmur bulutları bulunabilmektedir. Bu kez tek bir damla, 1 kilogramlık ağırlığın 110 cm yükseklikten aşağı bırakılmasına eşit bir etki gösterecek ve bu durumda yağmur yağarken insanların çok geniş önlemlerin alındığı sığınaklara girmeleri gerekecekti.</div>
<div id="_mcePaste">Görüldüğü gibi Allah yağmurun düşme hızını belirleyerek yağmuru tüm canlılar için faydalı hale getirir:</div>
<div id="_mcePaste">&#8220;Ve gökten mübarek (bereket ve rahmet yüklü) su indirdik; böylece onunla bahçeler ve biçilecek taneler bitirdik.&#8221; (Kaf Suresi, 9)</div>
<div id="_mcePaste">Yağmurun Sıcak Yağmaması Allah’ın Kullarına Lütfudur</div>
<div id="_mcePaste">Yağmur eğer sürtünme kuvvetinin etkisiyle ısınsaydı ve kaynar su şeklinde yeryüzüne düşseydi, canlılık asla mümkün olmazdı. Ancak yağmur suyu Rabbimiz’in ilmi ve kullarına olan lütfu sebebiyle daima hayat verecek şekilde soğuktur.</div>
<div id="_mcePaste">Daha önce belirtildiği gibi yağmur suyu buluttan ayrıldıktan sonra yere inerken hızlanır. Yağmur damlaları ağırlığından dolayı yerçekiminin etkisi ile aşağı düşerken aynı zamanda havanın direnci onu yukarıda tutmaya çalışır. Hava direnci damlacığa etki eden yer çekimi kuvvetine eşit olana kadar damlacık aşağı doğru hızlanır. Eşitlendiği andaki hız terminal hızdır ve bu sabit hızla damlacık aşağı olan yolculuğuna devam eder. Damlacık aşağı doğru inerken hava direncinden dolayı sürtünme nedeniyle ısınır. Fakat bu ısı damlacık kenarlarından buharlaşmada kullanılır. Buharlaşma ise damlacık yüzeyinde soğumaya neden olur. Böylece damlacık aşağı inerken küçülür ama ısınmaz. Dolayısıyla damlacık sıcak olmaz ve sıcak yağmur yağmaz.</div>
<div id="_mcePaste">Yüce Rabbimiz yağmuru kontrolü altında tutarak insanlar ve tüm canlılar için hayat kaynağı haline dönüştürdüğünü bir ayetinde şöyle haber verir:</div>
<div id="_mcePaste">&#8220;Sizin için gökten su indiren O&#8217;dur; içecek ondan, ağaç ondandır (ki) hayvanlarınızı onda otlatmaktasınız.&#8221; (Nahl Suresi, 10)</div>
<div id="_mcePaste">Kuran&#8217;da yağmurun oluşmasında büyük önemi olan bulutlarla ilgili ayetler aynı zamanda Allah’ın yaratmasındaki çeşitlilik hakkında da şöyle bilgi verilir:</div>
<div id="_mcePaste">&#8220;Allah rüzgarları gönderir, böylece bir bulut kaldırır da onu nasıl dilerse gökte yayıp dağıtır ve onu parça parça kılar; nihayet onun arasından yağmurun akıp çıktığını görürsün. Sonunda Kendi kullarından dilediğine verince hemen sevince kapılıverirler.&#8221; (Rum Suresi, 48)</div>
<div id="_mcePaste">Orta büyüklükte yaklaşık bir kilometre çapındaki bir bulutun hacmi 4 milyar metreküptür ve içinde l.5 milyon kilogram su vardır.</div>
<div id="_mcePaste">Hiçbir bulut diğeri ile şekil ve hacim olarak aynı değildir. Çünkü oluşumlarına etki eden hava akımları, sıcaklık, basınç, havadaki toz miktarı v.b. gibi o kadar çok etken vardır ki, çok değişken olan atmosferde iki yerde bütün bu şartları eşit olarak sağlamak mümkün değildir.</div>
<div id="_mcePaste">Isınan yeryüzünden buharlaşan su, havadan hafif minik su buharları şeklinde doğruca gökyüzüne yükselir. Belirli bir yükseklikte basınç azaldığı, hava da soğuduğu için minik su damlacıkları haline geçerler ve bulutları oluştururlar. Başlangıçta bu damlaların çapları birkaç mikrometredir. (İnsan saçı 100 mikrometr kalınlığındadır.) Ortalama bir yağmur damlasının oluşabilmesi için bunlardan milyonlarcasının birleşmesi gerekir.</div>
<div id="_mcePaste">Bulutlar çok ağır olmalarına rağmen gökyüzünde asılı kalabilmelerinin sebebi bu damlacıkların çok küçük olmalarıdır. Bir bulutta en azından 1.000 ton su varsa da bu havanın hacmi bundan bin kez daha ağırdır. Bu nedenle de bulutlar içerlerindeki yağmur taneleri iyice oluşup, ağırlaşıp yere düşene kadar gökyüzünde dolaşırlar. Aslında yağmur yağarken yağmur damlası oluşma işlemi devam ettiğinden bulut içindeki suyu boşaltıp bir anda kaybolmazlar.</div>
<div id="_mcePaste">Bulutun oluşumunda başlangıçta oluşan su damlacıkları çok küçüktür. Bu nedenle üzerlerine gelen ışıkları doğrudan yansıtırlar ve bu tip bulutlar beyaz görünürler. Su damlacıkları birleşip büyüdükçe, yani kalınlaştıkça ışığı daha az yansıtırlar. Bu nedenle de yağmur bulutları daha koyu, gri hatta siyaha yakın renkte görünürler.</div>
<div id="_mcePaste">Yağmurun Gübreleme Özelliği</div>
<div id="_mcePaste">Yağmur önemli bir gübredir. Fakir bir toprak, yalnızca yağmur aracılığıyla gelen gübrelerle bile, yüzyıllık bir süre içinde bitkiler için gereken tüm elementleri kazanabilir. Ormanlar da, yine bu deniz kökenli aerosoller yardımıyla gelişir ve beslenirler. Bu yolla, her yıl kara parçalarının toplam yüzeyi üzerine 150 milyon ton gübre düşmektedir. Bu doğal gübreleme işleyişi olmasaydı, Dünya üzerinde çok daha az bitki olacak, hayat dengesi bozulacaktı.</div>
<div id="_mcePaste">Yüce Rabbimiz’in belli bir miktar suyu gökten indirmesi, bu suyun içilebilecek tatta olması, ölü bir beldeyi canlandırması şüphesiz Allah’ın bize verdiği büyük bir nimettir. Bir ayette Rabbimiz’in yaratma ilmi şöyle bildirilmiştir:</div>
<div id="_mcePaste">“Görmüyor musun; gerçekten Allah, gökyüzünden su indirdi de onu yerin içindeki kaynaklara yürütüp-geçirdi. Sonra onunla çeşitli renklerde ekinler çıkarıyor. Sonra kurumaya başlar, böylece onu sararmış görürsün. Sonra da onu kurumuş kırıntılar kılıyor. Şüphesiz bunda, temiz akıl sahipleri için gerçekten öğüt alınacak bir ders (zikr) vardır.” (Zümer Suresi, 21)</div>
<div id="_mcePaste">Yağmur Damlalarının Hızının Yere Düşerken Yavaşlaması Rabbimiz’in İlmiyle Gerçekleşir</div>
<div id="_mcePaste">Yüce Rabbimiz’in yağmur damlaları üzerinde yarattığı hikmetlerden biri de yağmurun düşüş hızıyla ilgilidir. Yağmur damlasıyla aynı ağırlık ve büyüklükteki bir cisim 1200 metreden bırakıldığında giderek hızlanacak ve yere yaklaşık 558 km/saatlik bir hızla düşecektir. Eğer yağmur damlası da bu yükseklikten aynı şekilde düşecek olsaydı, bu durumda tüm ekinler tahrip olacak, yerleşim alanları, evler ve arabalar hasar görecek, insanlar gerekli tedbirleri almadan yürüyemeyeceklerdi. Fakat böyle bir olay hiçbir zaman yaşanmaz; yağmur damlaları ne kadar yüksekten düşerlerse düşsünler, yeryüzüne ulaştıklarında ortalama hızları sadece saatte 8-10 km&#8217;dir. Bunun sebebi ise, yağmur damlasının atmosferin sürtünme etkisini artıran ve yere daha yavaş düşmesini sağlayan bir biçime sahip olmasıdır. Eğer yağmur damlası farklı bir şekilde olsaydı veya atmosferin sürtünme özelliği bulunmasaydı, her yağmur yağışında yeryüzünün nasıl bir felaketle karşı karşıya geleceğini anlamak için şu rakamlara bakmak yeterli olacaktır:</div>
<div id="_mcePaste">Yağmur suyunun kaynağı buharlaşmadır ve buharlaşmanın %97&#8242;si &#8220;tuzlu&#8221; okyanuslardan olmaktadır. Oysa yağmur suyu tatlıdır. Yağmurun tatlı olmasının sebebi Allah&#8217;ın koyduğu başka bir kanundur. Bu kanuna göre su, ister tuzlu denizlerden, ister mineralli göllerden ya da çamurların içinden buharlaşsın yanında başka hiçbir yabancı madde taşımaz. Kuran’da bildirilen, &#8220;&#8230;Biz, gökten tertemiz su indirdik.&#8221; (Furkan Suresi, 48) hükmü gereği, duru ve tertemiz bir biçimde yere iner.</div>
<p>Yağmur neden, çağlayan gibi su kütlesi şeklinde akmaz, teker teker damlalar halinde düşer?<br />
Yağmur damlalarının şekli ve boyutu nasıldır?<br />
Yağmur niçin havanın sürtünme kuvveti nedeniyle ısınmaz ve kaynar su şeklinde yağmaz?<br />
Her yıl okyanuslardan 45 milyon metre küp su buharlaşır. Buharlaşan su, bulutlar haline sokulup rüzgarlar vasıtasıyla karalara taşınır. Böylece her yıl 3-4 milyon kilometre küp su, okyanuslardan karalara, yani bize ulaşmış olur. İnsanların hiçbir şekilde dolaşımını kontrol edemediği ve onsuz birkaç günden fazla yaşayamayacağı su, özel olarak gönderilir. Üstelik bu suyun oluşumunda ve yeryüzüne düşmesinde pek çok hikmetler vardır. Kuran&#8217;da, insanın &#8220;şükretmesi&#8221; için en açık işaretlerden biri olan yağmurun bu hikmetli özelliklerini Allah ayetlerde şöyle bildirir:<br />
&#8220;Şimdi siz, içmekte olduğunuz suyu gördünüz mü? Onu sizler mi buluttan indiriyorsunuz, yoksa indiren Biz miyiz? Eğer dilemiş olsaydık onu tuzlu kılardık; şükretmeniz gerekmez mi?&#8221; (Vakıa Suresi, 68-70)<br />
Yağmurun Buluttan Damla Damla Süzülerek Yağması Allah’ın Rahmetidir<br />
Allah’ın yağmurda yarattığı hikmetlerden biri, yağmurun şelalelerde olduğu gibi büyük bir su kütlesi şeklinde yeryüzüne düşmemesidir. Eğer yağmur yeryüzüne bu şekilde düşseydi, yağışlar sırasında insanların günlük hayatlarına devam etmeleri mümkün olmaz, hatta her yağış sırasında seller oluşurdu. Bu seller önlerine çıkan herşeyi sürükleyerek maddi ve manevi pek çok zarara neden olurlardı. Fakat Yüce Rabbimiz’in yarattığı fizik kuralları sebebiyle yağmur, damlalar halinde ve hızını azaltarak yeryüzüne düşer ve tüm canlıların hayat kaynağı olan suya dönüşür.<br />
Yağmurun damlalar halinde yağmasının sebebi su damlacıklarının bulutlarda oluşmasıdır. Bilindiği gibi bulut, buharın toz zerrecikleri ve elektrik yüklü parçacıklar üzerinde yoğunlaşmasıyla oluşur. Bu damlacıkların çapları genellikle 1 ila 10 mikron (1 mikron = 0,001 milimetredir) arasındadır. Bulutlar yukarı doğru belli bir hızla (1 ile 10 metre/saniye) hareket ederlerken su damlacıklarını da doğal olarak beraberinde götürürler. Damlacıklar yükseldikçe yoğunlukların artması sonucunda büyürler. İki veya daha fazla damlacık birleşerek damlalar oluşur. Bu damlacıkları hava artık yukarı taşıyamaz hale gelir ve damlalar yeryüzüne doğru düşmeye başlarlar.<br />
Yağmur damlaları yere düşerken sabit hıza ulaşana kadar, büyük damlalar küçük damlalardan daha hızlı düştüğü için, büyük damlalar ile küçük damlalar çarpışıp birleşir. Çarpışma ve birleşme ile büyüyen damlalar belli büyüklüğe ulaşınca hava direnci su damlasının şeklini bozup, dağıtır ve saniyenin yüzde altısı gibi kısa bir sürede birçok küçük damlacığa dönüştürür. Aynı büyüklükteki damlaların havadaki hızları aynı olduğu ve aynı yönde hareket ettikleri için birbirleri ile çarpışmaları sözkonusu değildir.<br />
Yağmur bulutlarının minimum yüksekliği 1200 metredir. Bu seviyeden düşen tek bir damlanın yaptığı etki, 1 kilogramlık bir ağırlığın 15 cm yükseklikten aşağı bırakılmasına eşittir.<br />
10.000 metre yükseklikte de yağmur bulutları bulunabilmektedir. Bu kez tek bir damla, 1 kilogramlık ağırlığın 110 cm yükseklikten aşağı bırakılmasına eşit bir etki gösterecek ve bu durumda yağmur yağarken insanların çok geniş önlemlerin alındığı sığınaklara girmeleri gerekecekti.<br />
Görüldüğü gibi Allah yağmurun düşme hızını belirleyerek yağmuru tüm canlılar için faydalı hale getirir:<br />
&#8220;Ve gökten mübarek (bereket ve rahmet yüklü) su indirdik; böylece onunla bahçeler ve biçilecek taneler bitirdik.&#8221; (Kaf Suresi, 9)<br />
Yağmurun Sıcak Yağmaması Allah’ın Kullarına Lütfudur<br />
Yağmur eğer sürtünme kuvvetinin etkisiyle ısınsaydı ve kaynar su şeklinde yeryüzüne düşseydi, canlılık asla mümkün olmazdı. Ancak yağmur suyu Rabbimiz’in ilmi ve kullarına olan lütfu sebebiyle daima hayat verecek şekilde soğuktur.<br />
Daha önce belirtildiği gibi yağmur suyu buluttan ayrıldıktan sonra yere inerken hızlanır. Yağmur damlaları ağırlığından dolayı yerçekiminin etkisi ile aşağı düşerken aynı zamanda havanın direnci onu yukarıda tutmaya çalışır. Hava direnci damlacığa etki eden yer çekimi kuvvetine eşit olana kadar damlacık aşağı doğru hızlanır. Eşitlendiği andaki hız terminal hızdır ve bu sabit hızla damlacık aşağı olan yolculuğuna devam eder. Damlacık aşağı doğru inerken hava direncinden dolayı sürtünme nedeniyle ısınır. Fakat bu ısı damlacık kenarlarından buharlaşmada kullanılır. Buharlaşma ise damlacık yüzeyinde soğumaya neden olur. Böylece damlacık aşağı inerken küçülür ama ısınmaz. Dolayısıyla damlacık sıcak olmaz ve sıcak yağmur yağmaz.<br />
Yüce Rabbimiz yağmuru kontrolü altında tutarak insanlar ve tüm canlılar için hayat kaynağı haline dönüştürdüğünü bir ayetinde şöyle haber verir:<br />
&#8220;Sizin için gökten su indiren O&#8217;dur; içecek ondan, ağaç ondandır (ki) hayvanlarınızı onda otlatmaktasınız.&#8221; (Nahl Suresi, 10)<br />
Kuran&#8217;da yağmurun oluşmasında büyük önemi olan bulutlarla ilgili ayetler aynı zamanda Allah’ın yaratmasındaki çeşitlilik hakkında da şöyle bilgi verilir:<br />
&#8220;Allah rüzgarları gönderir, böylece bir bulut kaldırır da onu nasıl dilerse gökte yayıp dağıtır ve onu parça parça kılar; nihayet onun arasından yağmurun akıp çıktığını görürsün. Sonunda Kendi kullarından dilediğine verince hemen sevince kapılıverirler.&#8221; (Rum Suresi, 48)<br />
Orta büyüklükte yaklaşık bir kilometre çapındaki bir bulutun hacmi 4 milyar metreküptür ve içinde l.5 milyon kilogram su vardır.<br />
Hiçbir bulut diğeri ile şekil ve hacim olarak aynı değildir. Çünkü oluşumlarına etki eden hava akımları, sıcaklık, basınç, havadaki toz miktarı v.b. gibi o kadar çok etken vardır ki, çok değişken olan atmosferde iki yerde bütün bu şartları eşit olarak sağlamak mümkün değildir.<br />
Isınan yeryüzünden buharlaşan su, havadan hafif minik su buharları şeklinde doğruca gökyüzüne yükselir. Belirli bir yükseklikte basınç azaldığı, hava da soğuduğu için minik su damlacıkları haline geçerler ve bulutları oluştururlar. Başlangıçta bu damlaların çapları birkaç mikrometredir. (İnsan saçı 100 mikrometr kalınlığındadır.) Ortalama bir yağmur damlasının oluşabilmesi için bunlardan milyonlarcasının birleşmesi gerekir.<br />
Bulutlar çok ağır olmalarına rağmen gökyüzünde asılı kalabilmelerinin sebebi bu damlacıkların çok küçük olmalarıdır. Bir bulutta en azından 1.000 ton su varsa da bu havanın hacmi bundan bin kez daha ağırdır. Bu nedenle de bulutlar içerlerindeki yağmur taneleri iyice oluşup, ağırlaşıp yere düşene kadar gökyüzünde dolaşırlar. Aslında yağmur yağarken yağmur damlası oluşma işlemi devam ettiğinden bulut içindeki suyu boşaltıp bir anda kaybolmazlar.<br />
Bulutun oluşumunda başlangıçta oluşan su damlacıkları çok küçüktür. Bu nedenle üzerlerine gelen ışıkları doğrudan yansıtırlar ve bu tip bulutlar beyaz görünürler. Su damlacıkları birleşip büyüdükçe, yani kalınlaştıkça ışığı daha az yansıtırlar. Bu nedenle de yağmur bulutları daha koyu, gri hatta siyaha yakın renkte görünürler.<br />
Yağmurun Gübreleme Özelliği<br />
Yağmur önemli bir gübredir. Fakir bir toprak, yalnızca yağmur aracılığıyla gelen gübrelerle bile, yüzyıllık bir süre içinde bitkiler için gereken tüm elementleri kazanabilir. Ormanlar da, yine bu deniz kökenli aerosoller yardımıyla gelişir ve beslenirler. Bu yolla, her yıl kara parçalarının toplam yüzeyi üzerine 150 milyon ton gübre düşmektedir. Bu doğal gübreleme işleyişi olmasaydı, Dünya üzerinde çok daha az bitki olacak, hayat dengesi bozulacaktı.<br />
Yüce Rabbimiz’in belli bir miktar suyu gökten indirmesi, bu suyun içilebilecek tatta olması, ölü bir beldeyi canlandırması şüphesiz Allah’ın bize verdiği büyük bir nimettir. Bir ayette Rabbimiz’in yaratma ilmi şöyle bildirilmiştir:<br />
“Görmüyor musun; gerçekten Allah, gökyüzünden su indirdi de onu yerin içindeki kaynaklara yürütüp-geçirdi. Sonra onunla çeşitli renklerde ekinler çıkarıyor. Sonra kurumaya başlar, böylece onu sararmış görürsün. Sonra da onu kurumuş kırıntılar kılıyor. Şüphesiz bunda, temiz akıl sahipleri için gerçekten öğüt alınacak bir ders (zikr) vardır.” (Zümer Suresi, 21)<br />
Yağmur Damlalarının Hızının Yere Düşerken Yavaşlaması Rabbimiz’in İlmiyle Gerçekleşir<br />
Yüce Rabbimiz’in yağmur damlaları üzerinde yarattığı hikmetlerden biri de yağmurun düşüş hızıyla ilgilidir. Yağmur damlasıyla aynı ağırlık ve büyüklükteki bir cisim 1200 metreden bırakıldığında giderek hızlanacak ve yere yaklaşık 558 km/saatlik bir hızla düşecektir. Eğer yağmur damlası da bu yükseklikten aynı şekilde düşecek olsaydı, bu durumda tüm ekinler tahrip olacak, yerleşim alanları, evler ve arabalar hasar görecek, insanlar gerekli tedbirleri almadan yürüyemeyeceklerdi. Fakat böyle bir olay hiçbir zaman yaşanmaz; yağmur damlaları ne kadar yüksekten düşerlerse düşsünler, yeryüzüne ulaştıklarında ortalama hızları sadece saatte 8-10 km&#8217;dir. Bunun sebebi ise, yağmur damlasının atmosferin sürtünme etkisini artıran ve yere daha yavaş düşmesini sağlayan bir biçime sahip olmasıdır. Eğer yağmur damlası farklı bir şekilde olsaydı veya atmosferin sürtünme özelliği bulunmasaydı, her yağmur yağışında yeryüzünün nasıl bir felaketle karşı karşıya geleceğini anlamak için şu rakamlara bakmak yeterli olacaktır:<br />
Yağmur suyunun kaynağı buharlaşmadır ve buharlaşmanın %97&#8242;si &#8220;tuzlu&#8221; okyanuslardan olmaktadır. Oysa yağmur suyu tatlıdır. Yağmurun tatlı olmasının sebebi Allah&#8217;ın koyduğu başka bir kanundur. Bu kanuna göre su, ister tuzlu denizlerden, ister mineralli göllerden ya da çamurların içinden buharlaşsın yanında başka hiçbir yabancı madde taşımaz. Kuran’da bildirilen, &#8220;&#8230;Biz, gökten tertemiz su indirdik.&#8221; (Furkan Suresi, 48) hükmü gereği, duru ve tertemiz bir biçimde yere iner.</p>
</div>
<p>Yağmur neden, çağlayan gibi su kütlesi şeklinde akmaz, teker teker damlalar halinde düşer?Yağmur damlalarının şekli ve boyutu nasıldır?Yağmur niçin havanın sürtünme kuvveti nedeniyle ısınmaz ve kaynar su şeklinde yağmaz?Her yıl okyanuslardan 45 milyon metre küp su buharlaşır. Buharlaşan su, bulutlar haline sokulup rüzgarlar vasıtasıyla karalara taşınır. Böylece her yıl 3-4 milyon kilometre küp su, okyanuslardan karalara, yani bize ulaşmış olur. İnsanların hiçbir şekilde dolaşımını kontrol edemediği ve onsuz birkaç günden fazla yaşayamayacağı su, özel olarak gönderilir. Üstelik bu suyun oluşumunda ve yeryüzüne düşmesinde pek çok hikmetler vardır. Kuran&#8217;da, insanın &#8220;şükretmesi&#8221; için en açık işaretlerden biri olan yağmurun bu hikmetli özelliklerini Allah ayetlerde şöyle bildirir:&#8221;Şimdi siz, içmekte olduğunuz suyu gördünüz mü? Onu sizler mi buluttan indiriyorsunuz, yoksa indiren Biz miyiz? Eğer dilemiş olsaydık onu tuzlu kılardık; şükretmeniz gerekmez mi?&#8221; (Vakıa Suresi, 68-70)Yağmurun Buluttan Damla Damla Süzülerek Yağması Allah’ın RahmetidirAllah’ın yağmurda yarattığı hikmetlerden biri, yağmurun şelalelerde olduğu gibi büyük bir su kütlesi şeklinde yeryüzüne düşmemesidir. Eğer yağmur yeryüzüne bu şekilde düşseydi, yağışlar sırasında insanların günlük hayatlarına devam etmeleri mümkün olmaz, hatta her yağış sırasında seller oluşurdu. Bu seller önlerine çıkan herşeyi sürükleyerek maddi ve manevi pek çok zarara neden olurlardı. Fakat Yüce Rabbimiz’in yarattığı fizik kuralları sebebiyle yağmur, damlalar halinde ve hızını azaltarak yeryüzüne düşer ve tüm canlıların hayat kaynağı olan suya dönüşür.Yağmurun damlalar halinde yağmasının sebebi su damlacıklarının bulutlarda oluşmasıdır. Bilindiği gibi bulut, buharın toz zerrecikleri ve elektrik yüklü parçacıklar üzerinde yoğunlaşmasıyla oluşur. Bu damlacıkların çapları genellikle 1 ila 10 mikron (1 mikron = 0,001 milimetredir) arasındadır. Bulutlar yukarı doğru belli bir hızla (1 ile 10 metre/saniye) hareket ederlerken su damlacıklarını da doğal olarak beraberinde götürürler. Damlacıklar yükseldikçe yoğunlukların artması sonucunda büyürler. İki veya daha fazla damlacık birleşerek damlalar oluşur. Bu damlacıkları hava artık yukarı taşıyamaz hale gelir ve damlalar yeryüzüne doğru düşmeye başlarlar.Yağmur damlaları yere düşerken sabit hıza ulaşana kadar, büyük damlalar küçük damlalardan daha hızlı düştüğü için, büyük damlalar ile küçük damlalar çarpışıp birleşir. Çarpışma ve birleşme ile büyüyen damlalar belli büyüklüğe ulaşınca hava direnci su damlasının şeklini bozup, dağıtır ve saniyenin yüzde altısı gibi kısa bir sürede birçok küçük damlacığa dönüştürür. Aynı büyüklükteki damlaların havadaki hızları aynı olduğu ve aynı yönde hareket ettikleri için birbirleri ile çarpışmaları sözkonusu değildir.Yağmur bulutlarının minimum yüksekliği 1200 metredir. Bu seviyeden düşen tek bir damlanın yaptığı etki, 1 kilogramlık bir ağırlığın 15 cm yükseklikten aşağı bırakılmasına eşittir.10.000 metre yükseklikte de yağmur bulutları bulunabilmektedir. Bu kez tek bir damla, 1 kilogramlık ağırlığın 110 cm yükseklikten aşağı bırakılmasına eşit bir etki gösterecek ve bu durumda yağmur yağarken insanların çok geniş önlemlerin alındığı sığınaklara girmeleri gerekecekti.Görüldüğü gibi Allah yağmurun düşme hızını belirleyerek yağmuru tüm canlılar için faydalı hale getirir:&#8221;Ve gökten mübarek (bereket ve rahmet yüklü) su indirdik; böylece onunla bahçeler ve biçilecek taneler bitirdik.&#8221; (Kaf Suresi, 9)Yağmurun Sıcak Yağmaması Allah’ın Kullarına LütfudurYağmur eğer sürtünme kuvvetinin etkisiyle ısınsaydı ve kaynar su şeklinde yeryüzüne düşseydi, canlılık asla mümkün olmazdı. Ancak yağmur suyu Rabbimiz’in ilmi ve kullarına olan lütfu sebebiyle daima hayat verecek şekilde soğuktur.Daha önce belirtildiği gibi yağmur suyu buluttan ayrıldıktan sonra yere inerken hızlanır. Yağmur damlaları ağırlığından dolayı yerçekiminin etkisi ile aşağı düşerken aynı zamanda havanın direnci onu yukarıda tutmaya çalışır. Hava direnci damlacığa etki eden yer çekimi kuvvetine eşit olana kadar damlacık aşağı doğru hızlanır. Eşitlendiği andaki hız terminal hızdır ve bu sabit hızla damlacık aşağı olan yolculuğuna devam eder. Damlacık aşağı doğru inerken hava direncinden dolayı sürtünme nedeniyle ısınır. Fakat bu ısı damlacık kenarlarından buharlaşmada kullanılır. Buharlaşma ise damlacık yüzeyinde soğumaya neden olur. Böylece damlacık aşağı inerken küçülür ama ısınmaz. Dolayısıyla damlacık sıcak olmaz ve sıcak yağmur yağmaz.Yüce Rabbimiz yağmuru kontrolü altında tutarak insanlar ve tüm canlılar için hayat kaynağı haline dönüştürdüğünü bir ayetinde şöyle haber verir:&#8221;Sizin için gökten su indiren O&#8217;dur; içecek ondan, ağaç ondandır (ki) hayvanlarınızı onda otlatmaktasınız.&#8221; (Nahl Suresi, 10)Kuran&#8217;da yağmurun oluşmasında büyük önemi olan bulutlarla ilgili ayetler aynı zamanda Allah’ın yaratmasındaki çeşitlilik hakkında da şöyle bilgi verilir:&#8221;Allah rüzgarları gönderir, böylece bir bulut kaldırır da onu nasıl dilerse gökte yayıp dağıtır ve onu parça parça kılar; nihayet onun arasından yağmurun akıp çıktığını görürsün. Sonunda Kendi kullarından dilediğine verince hemen sevince kapılıverirler.&#8221; (Rum Suresi, 48)Orta büyüklükte yaklaşık bir kilometre çapındaki bir bulutun hacmi 4 milyar metreküptür ve içinde l.5 milyon kilogram su vardır.Hiçbir bulut diğeri ile şekil ve hacim olarak aynı değildir. Çünkü oluşumlarına etki eden hava akımları, sıcaklık, basınç, havadaki toz miktarı v.b. gibi o kadar çok etken vardır ki, çok değişken olan atmosferde iki yerde bütün bu şartları eşit olarak sağlamak mümkün değildir.Isınan yeryüzünden buharlaşan su, havadan hafif minik su buharları şeklinde doğruca gökyüzüne yükselir. Belirli bir yükseklikte basınç azaldığı, hava da soğuduğu için minik su damlacıkları haline geçerler ve bulutları oluştururlar. Başlangıçta bu damlaların çapları birkaç mikrometredir. (İnsan saçı 100 mikrometr kalınlığındadır.) Ortalama bir yağmur damlasının oluşabilmesi için bunlardan milyonlarcasının birleşmesi gerekir.Bulutlar çok ağır olmalarına rağmen gökyüzünde asılı kalabilmelerinin sebebi bu damlacıkların çok küçük olmalarıdır. Bir bulutta en azından 1.000 ton su varsa da bu havanın hacmi bundan bin kez daha ağırdır. Bu nedenle de bulutlar içerlerindeki yağmur taneleri iyice oluşup, ağırlaşıp yere düşene kadar gökyüzünde dolaşırlar. Aslında yağmur yağarken yağmur damlası oluşma işlemi devam ettiğinden bulut içindeki suyu boşaltıp bir anda kaybolmazlar.Bulutun oluşumunda başlangıçta oluşan su damlacıkları çok küçüktür. Bu nedenle üzerlerine gelen ışıkları doğrudan yansıtırlar ve bu tip bulutlar beyaz görünürler. Su damlacıkları birleşip büyüdükçe, yani kalınlaştıkça ışığı daha az yansıtırlar. Bu nedenle de yağmur bulutları daha koyu, gri hatta siyaha yakın renkte görünürler.Yağmurun Gübreleme ÖzelliğiYağmur önemli bir gübredir. Fakir bir toprak, yalnızca yağmur aracılığıyla gelen gübrelerle bile, yüzyıllık bir süre içinde bitkiler için gereken tüm elementleri kazanabilir. Ormanlar da, yine bu deniz kökenli aerosoller yardımıyla gelişir ve beslenirler. Bu yolla, her yıl kara parçalarının toplam yüzeyi üzerine 150 milyon ton gübre düşmektedir. Bu doğal gübreleme işleyişi olmasaydı, Dünya üzerinde çok daha az bitki olacak, hayat dengesi bozulacaktı.Yüce Rabbimiz’in belli bir miktar suyu gökten indirmesi, bu suyun içilebilecek tatta olması, ölü bir beldeyi canlandırması şüphesiz Allah’ın bize verdiği büyük bir nimettir. Bir ayette Rabbimiz’in yaratma ilmi şöyle bildirilmiştir:“Görmüyor musun; gerçekten Allah, gökyüzünden su indirdi de onu yerin içindeki kaynaklara yürütüp-geçirdi. Sonra onunla çeşitli renklerde ekinler çıkarıyor. Sonra kurumaya başlar, böylece onu sararmış görürsün. Sonra da onu kurumuş kırıntılar kılıyor. Şüphesiz bunda, temiz akıl sahipleri için gerçekten öğüt alınacak bir ders (zikr) vardır.” (Zümer Suresi, 21)Yağmur Damlalarının Hızının Yere Düşerken Yavaşlaması Rabbimiz’in İlmiyle GerçekleşirYüce Rabbimiz’in yağmur damlaları üzerinde yarattığı hikmetlerden biri de yağmurun düşüş hızıyla ilgilidir. Yağmur damlasıyla aynı ağırlık ve büyüklükteki bir cisim 1200 metreden bırakıldığında giderek hızlanacak ve yere yaklaşık 558 km/saatlik bir hızla düşecektir. Eğer yağmur damlası da bu yükseklikten aynı şekilde düşecek olsaydı, bu durumda tüm ekinler tahrip olacak, yerleşim alanları, evler ve arabalar hasar görecek, insanlar gerekli tedbirleri almadan yürüyemeyeceklerdi. Fakat böyle bir olay hiçbir zaman yaşanmaz; yağmur damlaları ne kadar yüksekten düşerlerse düşsünler, yeryüzüne ulaştıklarında ortalama hızları sadece saatte 8-10 km&#8217;dir. Bunun sebebi ise, yağmur damlasının atmosferin sürtünme etkisini artıran ve yere daha yavaş düşmesini sağlayan bir biçime sahip olmasıdır. Eğer yağmur damlası farklı bir şekilde olsaydı veya atmosferin sürtünme özelliği bulunmasaydı, her yağmur yağışında yeryüzünün nasıl bir felaketle karşı karşıya geleceğini anlamak için şu rakamlara bakmak yeterli olacaktır:Yağmur suyunun kaynağı buharlaşmadır ve buharlaşmanın %97&#8242;si &#8220;tuzlu&#8221; okyanuslardan olmaktadır. Oysa yağmur suyu tatlıdır. Yağmurun tatlı olmasının sebebi Allah&#8217;ın koyduğu başka bir kanundur. Bu kanuna göre su, ister tuzlu denizlerden, ister mineralli göllerden ya da çamurların içinden buharlaşsın yanında başka hiçbir yabancı madde taşımaz. Kuran’da bildirilen, &#8220;&#8230;Biz, gökten tertemiz su indirdik.&#8221; (Furkan Suresi, 48) hükmü gereği, duru ve tertemiz bir biçimde yere iner.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muallim.biz/yagmur-damlalarindaki-hikmetler.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Deniz ve Kara Oranı</title>
		<link>http://www.muallim.biz/deniz-ve-kara-orani.php</link>
		<comments>http://www.muallim.biz/deniz-ve-kara-orani.php#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Dec 2011 10:00:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>muallim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kuran Mucizeleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muallim.biz/?p=229</guid>
		<description><![CDATA[Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de geçen &#8220;Deniz&#8221; ve &#8220;Kara&#8221; kelimelerinin sayıca birbirlerine oranı, bugün modern bilimdeki oranla birebir aynıdır.

Halbuki o yıllarda henüz kıtalar keşfedilmemişti ve kara-deniz oranının bilimsel olarak tespit edilmesi mümkün değildi. Örneğin Amerika gibi büyük bir kara parçasının varlığı Kuran&#8217;dan yüzyıllar sonra 15. yüzyılda keşfedilmiştir.

Kur&#8217;an&#8217;da toplam 13 defa &#8220;Kara (berr, yabas)&#8221; ifadesi geçmektedir. &#8220;Deniz (bahr)&#8221; kelimesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="_mcePaste">Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de geçen &#8220;<strong>Deniz</strong>&#8221; ve &#8220;<strong>Kara</strong>&#8221; kelimelerinin sayıca birbirlerine oranı, bugün modern bilimdeki oranla birebir aynıdır.</div>
<div></div>
<div>Halbuki o yıllarda henüz kıtalar keşfedilmemişti ve kara-deniz oranının bilimsel olarak tespit edilmesi mümkün değildi. Örneğin Amerika gibi büyük bir kara parçasının varlığı Kuran&#8217;dan yüzyıllar sonra 15. yüzyılda keşfedilmiştir.</div>
<div></div>
<div>Kur&#8217;an&#8217;da toplam 13 defa &#8220;Kara (berr, yabas)&#8221; ifadesi geçmektedir. &#8220;Deniz (bahr)&#8221; kelimesi ise 32 defa geçmektedir.</div>
<div>Yani deniz oranı 32/45, kara oranı ise 13/45 olarak verilmektedir. Yüzdelere çevirdiğimizde deniz oranı yüzde 71, kara oranı ise yüzde 29 çıkmaktadır. Modern bilimin bulgularına göre de denizler Dünya&#8217;nın yüzde 71&#8242;ini, karalar ise yüzde 29&#8242;unu kaplamaktadır. Günümüzde bilimadamları bu tür ince hesaplamaları uydu fotoğrafları ve bilgisayarlar ile yapabilmektedir.</div>
<p>Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de geçen &#8220;Deniz&#8221; ve &#8220;Kara&#8221; kelimelerinin sayıca birbirlerine oranı, bugün modern bilimdeki oranla birebir aynıdır. Halbuki o yıllarda henüz kıtalar keşfedilmemişti ve kara-deniz oranının bilimsel olarak tespit edilmesi mümkün değildi. Örneğin Amerika gibi büyük bir kara parçasının varlığı Kuran&#8217;dan yüzyıllar sonra 15. yüzyılda keşfedilmiştir.<br />
Kur&#8217;an&#8217;da toplam 13 defa &#8220;Kara (berr, yabas)&#8221; ifadesi geçmektedir. &#8220;Deniz (bahr)&#8221; kelimesi ise 32 defa geçmektedir. Yani deniz oranı 32/45, kara oranı ise 13/45 olarak verilmektedir. Yüzdelere çevirdiğimizde deniz oranı yüzde 71, kara oranı ise yüzde 29 çıkmaktadır. Modern bilimin bulgularına göre de denizler Dünya&#8217;nın yüzde 71&#8242;ini, karalar ise yüzde 29&#8242;unu kaplamaktadır. Günümüzde bilimadamları bu tür ince hesaplamaları uydu fotoğrafları ve bilgisayarlar ile yapabilmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muallim.biz/deniz-ve-kara-orani.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yağmurdaki Ölçü</title>
		<link>http://www.muallim.biz/yagmurdaki-olcu.php</link>
		<comments>http://www.muallim.biz/yagmurdaki-olcu.php#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Dec 2011 09:58:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>muallim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kuran Mucizeleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muallim.biz/?p=225</guid>
		<description><![CDATA[Kuran&#8217;da yağmur hakkında verilen bir diğer bilgi ise, yağmurun belli bir ölçü ile indirildiğidir. Zuhruf Suresi&#8217;nde şöyle buyrulur:


&#8220;Ki O, belli bir miktar ile gökten su indirdi de,onunla ölü bir memleketi &#8216;diriltti (ve her yanına hayat) yaydı&#8217;; siz de böyle (kabirlerinizden diriltilip) çıkarılacaksınız.&#8221; (Zuhruf Suresi, 11)

Yağmurdaki bu ölçü de, yine çağımızdaki araştırmalarla tespit edilmiştir. Ölçümlere göre, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;">Kuran&#8217;da yağmur hakkında verilen bir diğer bilgi ise, yağmurun belli bir ölçü ile indirildiğidir. Zuhruf Suresi&#8217;nde şöyle buyrulur:<br />
<strong><br />
</strong></span></p>
<blockquote><p><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"><strong>&#8220;Ki O, belli bir miktar ile gökten su indirdi de,onunla ölü bir memleketi &#8216;diriltti (ve her yanına hayat) yaydı&#8217;; siz de böyle (kabirlerinizden diriltilip) çıkarılacaksınız.&#8221; </strong>(Zuhruf Suresi, 11)</span></p></blockquote>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"><br />
Yağmurdaki bu ölçü de, yine çağımızdaki araştırmalarla tespit edilmiştir. Ölçümlere göre, yeryüzünden bir saniyede 16 milyon ton su buharlaşmaktadır. Bir yılda bu miktar 505 trilyon tona ulaşır. Bu, aynı zamanda bir yılda Dünya&#8217;ya yağan yağmur miktarıdır. Yani su, sürekli bir denge içinde, &#8220;bir ölçüye göre&#8221; dönüp durmaktadır. Yeryüzündeki hayatın devamı da, bu su döngüsü sayesinde sağlanır. İnsan sahip olduğu tüm teknolojik imkanları kullansa dahi bu döngüyü asla yapay olarak gerçekleştiremez.</p>
<p>Eğer bu miktarda en küçük bir değişiklik bile olsa, kısa bir zaman sonra büyük bir ekolojik dengesizlik ortaya çıkacak ve bu da hayatın sonunu getirecektir. Fakat hiçbir zaman böyle olmaz; yağmur, Kuran&#8217;da bildirildiği gibi, yeryüzüne her sene aynı miktarda inmeye devam eder.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muallim.biz/yagmurdaki-olcu.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Allah (cc.) Katında Din, İslam&#8217;dır</title>
		<link>http://www.muallim.biz/allah-cc-katinda-din-islamdir.php</link>
		<comments>http://www.muallim.biz/allah-cc-katinda-din-islamdir.php#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Dec 2011 09:11:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>muallim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muallim.biz/?p=219</guid>
		<description><![CDATA[Allah (cc.), tarih boyunca peygamberleri vesilesiyle insanlara hak dini bildirmiştir. Tarih boyunca gelen tüm peygamberler insanları bir olan Allah&#8217;a iman etmeye, kendilerine ve diğer tüm peygamberlere itaat etmeye, meleklere, kadere, ahiret gününe inanmaya, Allah rızası için iyilikte bulunmaya ve güzel ahlaklı olmaya davet etmişlerdir. Allah gönderdiği dinlerin şeri hükümlerinde zaman zaman değişiklikler takdir etmiş, ama [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Allah (cc.), tarih boyunca peygamberleri vesilesiyle insanlara hak dini bildirmiştir. Tarih boyunca gelen tüm peygamberler insanları bir olan Allah&#8217;a iman etmeye, kendilerine ve diğer tüm peygamberlere itaat etmeye, meleklere, kadere, ahiret gününe inanmaya, Allah rızası için iyilikte bulunmaya ve güzel ahlaklı olmaya davet etmişlerdir. Allah gönderdiği dinlerin şeri hükümlerinde zaman zaman değişiklikler takdir etmiş, ama özünde tüm peygamberler insanları İslam&#8217;a ve Müslüman olmaya davet etmişlerdir. Çünkü Allah Katında hak din İslam&#8217;dır:</p>
<p><strong>Hiç şüphesiz din, Allah Katında İslam&#8217;dır. (Al-i İmran Suresi, 19)</strong></p>
<p><strong></strong><br />
Hz. Nuh (as) da, Hz. İbrahim (as) da, Hz. Yakub (as) da, Hz. Musa (as) da, Hz. İsa (as) da ve diğer tüm peygamberlerde gönderildikleri kavmi Allah&#8217;ın hak dinine davet etmişler, onlara Müslümanlardan olmalarını bildirmişlerdir. Nitekim Al-i İmran Suresi&#8217;nin 67. ve 68. ayetlerinde, Hz. İbrahim (as)&#8217;ın Müslüman olduğu şu şekilde haber verilir:</p>
<p>İbrahim, ne Yahudi idi, ne de Hıristiyandı: ancak, O hanif (muvahhid) bir Müslümandı, müşriklerden de değildi.</p>
<p><strong>Doğrusu, insanların İbrahim&#8217;e en yakın olanı, ona uyanlar ve bu peygamber ile iman edenlerdir. Allah, mü&#8217;minlerin velisidir. (Al-i İmran Suresi, 67-68)</strong></p>
<p>Hz. Yakup (as)&#8217;ın oğullarına &#8220;Müslüman olmalarını&#8221; vasiyet ettiği ise ayette şu şekilde bildirilmektedir:</p>
<p><strong>Bunu İbrahim, oğullarına vasiyet etti, Yakup da: &#8220;Oğullarım, şüphesiz Allah sizlere bu dini seçti, siz de ancak Müslüman olarak can verin&#8221; (diye benzer bir vasiyette bulundu.) (Bakara Suresi, 132)</strong></p>
<p>Hz. İsa (as) ve havarileri de Müslümanlar olduklarını söylemişlerdi:</p>
<p><strong>Nitekim İsa, onlarda inkarı sezince, dedi ki: &#8220;Allah için bana yardım edecekler kimdir?&#8221; Havariler: &#8220;Allah&#8217;ın yardımcıları biziz; biz Allah&#8217;a inandık, bizim gerçekten Müslümanlar olduğumuza şahid ol&#8221; dediler. (Al-i İmran Suresi, 52)</strong></p>
<p>Hz. Musa (as) da kavmini Müslümanlardan olmaya davet etmişti:</p>
<p><strong>Musa dedi ki: &#8220;Ey kavmim, eğer siz Allah&#8217;a iman edip Müslüman olmuşsanız artık yalnızca O&#8217;na tevekkül edin.&#8221; (Yunus Suresi, 84)</strong></p>
<p>Görüldüğü gibi gelen her peygamber kavmini Müslüman olmaya yani, Allah Katındaki hak din olan İslam&#8217;a davet etmiştir. Allah&#8217;ın bu peygamberlerine indirdiği hak kitaplar ve bildirdiği şeriat zaman içinde bozulmalara uğramış, özünden uzaklaşmıştır. Ama Allah Kuran&#8217;ı bozulmadan koruyacağını vaad etmiştir ve tüm insanların son hak kitap olan Kuran&#8217;a tabi olmalarını bildirmiştir. Dolayısıyla Hz. Musa (as)&#8217;ı candan seven bir Musevi Hz. Musa (as)&#8217;ın getirdiği hak dini yaşamak istiyorsa, bu ancak Kuran&#8217;a tam uymasıyla mümkün olacaktır. Aynı şekilde Hz. İsa (as)&#8217;a gönülden tabi olan bir Hristiyan havariler dönemindeki gibi saf Hristiyanlığı yaşamak istiyorsa Kuran&#8217;a uymak durumundadır. Çünkü Hz. Musa (as)&#8217;ın da Hz. İsa (as)&#8217;ın da anlattıklarının en doğru, en güzel, en saf hali Kuran içinde yer almaktadır. Hristiyanlar ve Museviler, Allah&#8217;ın bir olduğuna iman edip &#8220;LailaheillAllah&#8221;, Hz. Muhammed (sav)&#8217;in son hak peygamber olduğuna iman edip &#8220;MuhammedenResulullah&#8221; dedikten ve Kuran&#8217;a tabi olduklarında Allah&#8217;ın izniyle canları gibi sevdikleri Hz. Musa (as)&#8217;a ve Hz. İsa (as)&#8217;a tam uymuş olacaklardır. Ve Allah&#8217;ın izniyle bu, içinde bulunduğumuz yüzyılda Hz. İsa (as)&#8217;ın zuhuruyla gerçekleşecek, Hz. İsa (as) ve Hz. Mehdi (as) öncülüğünde tek hak din İslam tüm yeryüzüne hakim olacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muallim.biz/allah-cc-katinda-din-islamdir.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Altın Oran Belgeseli</title>
		<link>http://www.muallim.biz/altin-oran-belgeseli.php</link>
		<comments>http://www.muallim.biz/altin-oran-belgeseli.php#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Dec 2011 22:53:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>muallim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Videolar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muallim.biz/?p=207</guid>
		<description><![CDATA[(Video: Bu videoyu yazıların bulunduğu sayfada izle)
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>(Video: Bu videoyu yazıların bulunduğu sayfada izle)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muallim.biz/altin-oran-belgeseli.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Altın Oran</title>
		<link>http://www.muallim.biz/altin-oran.php</link>
		<comments>http://www.muallim.biz/altin-oran.php#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Dec 2011 22:23:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>muallim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muallim.biz/?p=200</guid>
		<description><![CDATA[ALTIN ORAN&#8217;IN SAYISI 1,618&#8242;DİR 
“Rabbimiz herşey için bir ölçü kılmıştır.”(Talak Suresi, 3) 
&#8230; Rahman (olan Allah)ın yaratmasında hiçbir &#8216;çelişki ve uygunsuzluk’ (tefavüt) göremezsin. İşte gözü(nü) çevirip-gezdir; herhangi bir çatlaklık (bozukluk ve çarpıklık) görüyor musun? Sonra gözünü iki kere daha çevirip-gezdir; o göz (uyumsuzluk bulmaktan) umudunu kesmiş bir halde bitkin olarak sana dönecektir. (Mülk Suresi, 3-4) [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ALTIN ORAN&#8217;IN SAYISI 1,618&#8242;DİR </p>
<p>“Rabbimiz herşey için bir ölçü kılmıştır.”(Talak Suresi, 3) </p>
<p>&#8230; Rahman (olan Allah)ın yaratmasında hiçbir &#8216;çelişki ve uygunsuzluk’ (tefavüt) göremezsin. İşte gözü(nü) çevirip-gezdir; herhangi bir çatlaklık (bozukluk ve çarpıklık) görüyor musun? Sonra gözünü iki kere daha çevirip-gezdir; o göz (uyumsuzluk bulmaktan) umudunu kesmiş bir halde bitkin olarak sana dönecektir. (Mülk Suresi, 3-4) </p>
<p>Göklerin ve yerin mülkü O&#8217;nundur; çocuk edinmemiştir. O&#8217;na mülkünde ortak yoktur, herşeyi yaratmış, ona bir düzen vermiş, belli bir ölçüyle takdir etmiştir. (Furkan Suresi, 2)</p>
<p>İNSAN YÜZÜNDE ALTIN ORAN</p>
<p>* Üst çenedeki ön iki dişin enlerinin toplamının boylarına oranı</p>
<p>* İlk dişin genişliğinin merkezden ikinci dişe oranı</p>
<p>* Yüzün boyunun yüzün genişliğine oranı</p>
<p>* Dudakla kaşların birleşim yeri arasının burun boyuna oranı</p>
<p>* Yüzün boyunun çene ucuyla kaşların birleşim yeri arasındaki mesafeye oranı</p>
<p>* Ağız boyunun boyun genişliğine oranı</p>
<p>* Burun genişliğinin burun delikleri arasındaki mesafeye oranı ALTIN ORANI GÖSTERMEKTEDİR.</p>
<p>DÜNYANIN ALTIN ORAN NOKTASI: MEKKE</p>
<p>MEKKE ŞEHRİNİN KUZEY KUTUP NOKTASINA OLAN UZAKLIĞIYLA GÜNEY KUTUP NOKTASINA OLAN UZAKLIĞI ALTIN ORAN SAYISINI VERİR: 1,618 </p>
<p>MEKKE ŞEHRİNİN GÜNEY KUTUP NOKTASINA OLAN UZAKLIĞI İLE İKİ KUTUP NOKTASI ARASINDAKİ UZAKLIĞIN BİRBİRİNE ORANI ALTIN ORAN SAYISINI VERİR: 1,618 </p>
<p>DÜNYANIN ORTAK YER BELİRLEME DİLİ HALİNE GELMİŞ ENLEM BOYLAM HARİTASINA GÖRE DÜNYANIN ALTIN ORAN NOKTASI MEKKE’DİR. </p>
<p>MEKKE&#8217;DE GÜNLERİN DEĞİŞTİĞİ VE GÜN DÖNÜM ÇİZGİSİ OLARAK BELİRLENEN SINIRA OLAN DOĞU UZAKLIĞI İLE BATI UZAKLIĞININ BİRBİRİNE ORANI ALTIN ORAN SAYISINI VERİR: 1,618 </p>
<p>MEKKE&#8217;NİN GÜN DÖNÜMÜ ÇİZGİSİNE BATI YÖNLÜ UZAKLIĞININ DÜNYANIN O ENLEMDEKİ ÇEVRE UZUNLUĞUNA ORANI ALTIN ORAN SAYISINI VERİR: 1,618</p>
<p>KURAN&#8217;DA MEKKE’DEN BAHSEDİLEN AYETTE ALTIN ORAN: </p>
<p>KURAN&#8217;DA MEKKE KELİMESİNİN GEÇTİĞİ TEK BİR AYET VARDIR: </p>
<p>AL-İ İMRAN, 96.AYET:</p>
<p>Gerçek şu ki, insanlar için ilk kurulan Ev, Bekke (Mekke) de, o, kutlu ve bütün insanlar (alemler) için hidayet olan (Ka&#8217;be)dir.</p>
<p>BU AYETİN TÜM HARF SAYISI 47’DİR. HARF SAYILARININ ALTIN ORANINI ALDIĞIMIZDA MEKKE ŞEHRİNİN İŞARET EDİLDİĞİNİ GÖRÜRÜZ.</p>
<p>47 : 1,618 = 29</p>
<p>AYETİN BAŞINDAN MEKKE KELİMESİNE KADAR TAM 29 HARF VARDIR.</p>
<p>LEONARDO PERGELİYLE YAPILAN DÜNYA HARİTASINDA YAPILAN ÖLÇÜMLERDE MEKKE ŞEHRİNİN ARABİSTAN’IN ALTINORAN BÖLGESİNDE, KABE&#8217;NİN DE MEKKE&#8217;NİN ALTIN ORAN BÖLGESİNDE YER ALDIĞINI GÖRÜRÜZ. </p>
<p>Tüm yeryüzüne hakim olan bu olağanüstü oran Yüce Allah’ın her şeyi bir düzen, ölçü, simetri ve mükemmellik içinde yarattığının çok büyük bir delilidir. Bu önemli delil, Darwinistlerin tüm iddialarını tam temelinden yerle bir etmeye yeter. Bütün kainat, Allah’ın üstün ve eşsiz eserlerinin sergilendiği bir iman hakikatidir. Şüphesiz Allah, bu muhteşem sanatı, bunun daha da eşsiz ve alâsını yaratmaya kadir ve muktedirdir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muallim.biz/altin-oran.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Denizlerin Birbirine Karışmaması</title>
		<link>http://www.muallim.biz/denizlerin-birbirine-karismamasi.php</link>
		<comments>http://www.muallim.biz/denizlerin-birbirine-karismamasi.php#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 Oct 2010 19:22:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>muallim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kuran Mucizeleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muallim.biz/?p=144</guid>
		<description><![CDATA[Denizlerin, araştırmacılar tarafından çok yakın bir geçmişte tespit edilen bir özelliği, Kuran&#8217;ın Rahman Suresi&#8217;nde şöyle bildirilir:
Birbirleriyle kavuşmak üzere iki denizi salıverdi. İkisi arasında bir engel vardır; birbirlerinin sınırını geçmezler. (Rahman Suresi, 19-20)
Birbirine açılan fakat suları kesinlikle birbiriyle karışmayan denizlerin ayette bildirilen bu özelliği, okyanus bilimciler tarafından çok yakın bir zaman önce keşfedilmiştir. &#8220;Yüzey gerilimi&#8221; adı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Denizlerin, araştırmacılar tarafından çok yakın bir geçmişte tespit edilen bir özelliği, Kuran&#8217;ın Rahman Suresi&#8217;nde şöyle bildirilir:</p>
<p><strong>Birbirleriyle kavuşmak üzere iki denizi salıverdi. İkisi arasında bir engel vardır; birbirlerinin sınırını geçmezler.</strong> (Rahman Suresi, 19-20)</p>
<p>Birbirine açılan fakat suları kesinlikle birbiriyle karışmayan denizlerin ayette bildirilen bu özelliği, okyanus bilimciler tarafından çok yakın bir zaman önce keşfedilmiştir. &#8220;Yüzey gerilimi&#8221; adı verilen fiziksel bir kuvvet nedeniyle, komşu denizlerin sularının karışmadığı ortaya çıkmıştır. Denizlerin farklı yoğunluklarından kaynaklanan yüzey gerilimi, adeta bir duvar gibi sularının birbirine karışmasını engeller.<br />
Elbette ki insanların, fizikten, yüzey geriliminden, okyanus biliminden haberdar olmadıkları bir devirde bu gerçeğin Kuran&#8217;da bildirilmiş olması son derece dikkat çekici bir durumdur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muallim.biz/denizlerin-birbirine-karismamasi.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kabe&#8217;de Ezan Nasıl Okunuyor?</title>
		<link>http://www.muallim.biz/kabede-ezan-nasil-okunuyor.php</link>
		<comments>http://www.muallim.biz/kabede-ezan-nasil-okunuyor.php#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 11 Oct 2010 19:46:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>muallim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Videolar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muallim.biz/?p=127</guid>
		<description><![CDATA[(Video: Bu videoyu yazıların bulunduğu sayfada izle)
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>(Video: Bu videoyu yazıların bulunduğu sayfada izle)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muallim.biz/kabede-ezan-nasil-okunuyor.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kuran &#8211; ı Kerim&#8217;de Bahsedilen Bitkiler</title>
		<link>http://www.muallim.biz/kuran-i-kerimde-bahsedilen-bitkiler.php</link>
		<comments>http://www.muallim.biz/kuran-i-kerimde-bahsedilen-bitkiler.php#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Oct 2010 18:21:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>muallim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muallim.biz/?p=44</guid>
		<description><![CDATA[KURAN&#8217;DA GEÇEN MEYVE İSİMLERİ
Hurma
Asmalı ve asmasız bahçeleri, hurmaları ve tadları farklı ekinleri, zeytinleri ve narları -birbirine benzer ve benzeşmez- yaratan O&#8217;dur. Ürün verdiğinde ürününden yiyin ve hasad günü hakkını verin; israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez. (Enam Suresi, 141)
Yeryüzünde birbirine yakın komşu kıtalar vardır; üzüm bağları, ekinler, çatallı ve çatalsız hurmalıklar da vardır ki, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KURAN&#8217;DA GEÇEN MEYVE İSİMLERİ</strong></p>
<p><strong>Hurma</strong></p>
<p>Asmalı ve asmasız bahçeleri, hurmaları ve tadları farklı ekinleri, zeytinleri ve narları -birbirine benzer ve benzeşmez- yaratan O&#8217;dur. Ürün verdiğinde ürününden yiyin ve hasad günü hakkını verin; israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez. (Enam Suresi, 141)</p>
<p>Yeryüzünde birbirine yakın komşu kıtalar vardır; üzüm bağları, ekinler, çatallı ve çatalsız hurmalıklar da vardır ki, bunlar aynı su ile sulanır; ama ürünlerinde (ki verimde ve lezzette) bazısını bazısına üstün kılıyoruz. Şüphesiz, bunlarda aklını kullanan bir topluluk için gerçekten ayetler vardır. (Rad Suresi, 4)</p>
<p>Onunla sizin için ekin, zeytin, hurmalıklar, üzümler ve meyvelerin her türlüsünden bitirir. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir topluluk için ayetler vardır. (Nahl Suresi, 11)</p>
<p>Hurmalıkların ve üzümlüklerin meyvelerinden kurdukları çardaklarda hem sarhoşluk verici içki, hem güzel bir rızık edinmektesiniz. şüphesiz aklını kullanabilen bir topluluk için, gerçekten bunda bir ayet vardır. (Nahl Suresi, 67)</p>
<p>&#8220;Ya da sana ait hurmalıklardan ve üzümlerden bir bahçe olup aralarından şarıl şarıl akan ırmaklar fışkırtmalısın.&#8221; (İsra Suresi, 91)</p>
<p>Onlara iki adamın örneğini ver; onlardan birine iki üzüm bağı verdik ve ikisini hurmalıklarla donattık, ikisinin arasında da ekinler bitirmiştik. (Kehf Suresi, 32)</p>
<p>Derken doğum sancısı onu bir hurma dalına sürükledi. Dedi ki: &#8220;Keşke bundan önce ölseydim de, hafızalardan silinip unutuluverseydim.&#8221; Altından (bir ses) ona seslendi: &#8220;Hüzne kapılma, Rabbin senin alt (yan)ında bir ark kılmıştır.&#8221; Hurma dalını kendine doğru salla, üzerine henüz oluşmuş-taze hurma dökülüversin.&#8221; (Meryem Suresi, 23-25)</p>
<p>Böylelikle, bununla size hurmalıklardan, üzümlüklerden bahçeler-bağlar geliştirdik, içlerinde çok sayıda yemişler vardır; sizler onlardan yemektesiniz. (Müminun Suresi, 19)</p>
<p>&#8220;Ekinler ve yumuşak tomurcuklu göz alıcı hurmalıklar arasında?&#8221; (Şuara Suresi, 148)</p>
<p>Biz, orada hurmalıklardan ve üzüm-bağlarından bahçeler kıldık ve içlerinde pınarlar fışkırttık: (Yasin Suresi, 34)</p>
<p>Ve birbiri üstüne dizilmiştomurcuk yüklü yüksek hurma ağaçları da. (Kaf Suresi, 10)</p>
<p>Onda meyveler ve salkımlı hurmalıklar var. (Rahman Suresi, 11)</p>
<p>İçlerinde (her türden) meyve, eşsiz-hurma ve eşsiz-nar vardır. (Rahman Suresi, 68)</p>
<p>Zeytinler, hurmalar, (Abese Suresi, 29)</p>
<p><strong>Nar</strong></p>
<p>O, gökten su indirendir. Bununla herşeyin bitkisini bitirdik, ondan bir yeşillik çıkardık, ondan birbiri üstüne bindirilmiştaneler türetiyoruz. Ve hurma ağacının tomurcuğundan da yere sarkmışsalkımlar, -birbirine benzeyen ve benzemeyen- üzümlerden, zeytinden ve nardan bahçeler (kılıyoruz.) Meyvesine, ürün verdiğinde ve olgunluğa eriştiğinde bir bakıverin. Şüphesiz inanacak bir topluluk için bunda gerçekten ayetler vardır. (Enam Suresi, 99)</p>
<p>İçlerinde (her türden) meyve, eşsiz-hurma ve eşsiz-nar vardır. (Rahman Suresi, 68)</p>
<p><strong>Muz</strong></p>
<p>Üstüste dizili meyveleri sarkmışmuz ağaçları, (Vakıa Suresi, 29)</p>
<p><strong>İncir</strong></p>
<p>İncire ve zeytine andolsun, (Tin Suresi, 1)</p>
<p><strong>Kiraz</strong></p>
<p>Yüklü dalları bükülmüş kiraz (ağaçları), (Vakıa Suresi, 28)</p>
<p><strong>Üzüm</strong></p>
<p>Hangi biriniz ister ki, altından ırmaklar akan hurmalardan, üzümlerden bir bahçesi olsun, içinde kendisinin olan bütün ürünler de bulunsun; fakat kendisine ihtiyarlık gelip çatsın, (üstelik) zayıf ve küçük çocukları olsun (böyle bir durumda iken) ona (bahçesine) ateşli bir kasırga isabet etsin de yanıversin. İşte Allah size ayetleri böyle açıklar ki, düşünesiniz. (Bakara Suresi, 266)</p>
<p>O, gökten su indirendir. Bununla herşeyin bitkisini bitirdik, ondan bir yeşillik çıkardık, ondan birbiri üstüne bindirilmiştaneler türetiyoruz. Ve hurma ağacının tomurcuğundan da yere sarkmışsalkımlar, -birbirine benzeyen ve benzemeyen- üzümlerden, zeytinden ve nardan bahçeler (kılıyoruz.) Meyvesine, ürün verdiğinde ve olgunluğa eriştiğinde bir bakıverin. Şüphesiz inanacak bir topluluk için bunda gerçekten ayetler vardır. (Enam Suresi, 99)</p>
<p>Yeryüzünde birbirine yakın komşu kıtalar vardır; üzüm bağları, ekinler, çatallı ve çatalsız hurmalıklar da vardır ki, bunlar aynı su ile sulanır; ama ürünlerinde (ki verimde ve lezzette) bazısını bazısına üstün kılıyoruz. Şüphesiz, bunlarda aklını kullanan bir topluluk için gerçekten ayetler vardır. (Rad Suresi, 4)</p>
<p>&#8220;Ya da sana ait hurmalıklardan ve üzümlerden bir bahçe olup aralarından şarıl şarıl akan ırmaklar fışkırtmalısın.&#8221; (İsra Suresi, 91)</p>
<p>Onlara iki adamın örneğini ver; onlardan birine iki üzüm bağı verdik ve ikisini hurmalıklarla donattık, ikisinin arasında da ekinler bitirmiştik. (Kehf Suresi, 32)</p>
<p>Böylelikle, bununla size hurmalıklardan, üzümlüklerden bahçeler-bağlar geliştirdik, içlerinde çok sayıda yemişler vardır; sizler onlardan yemektesiniz. (Müminün Suresi, 19)</p>
<p>Biz, orada hurmalıklardan ve üzüm-bağlarından bahçeler kıldık ve içlerinde pınarlar fışkırttık: (Yasin Suresi, 34)</p>
<p>Nice bahçeler ve üzüm bağları. (Nebe Suresi, 32)</p>
<p><strong>KURAN&#8217;DA GEÇEN SEBZE İSİMLERİ</strong></p>
<p>Siz (ise şöyle) demiştiniz: &#8220;Ey Musa, biz bir çeşit yemeğe katlanmayacağız, Rabbine yalvar da, bize yerin bitirdiklerinden bakla, acur, sarmısak, mercimek ve soğan çıkarsın.&#8221; (O zaman Musa:) &#8220;Hayırlı olanı, şu değersiz, şeyle mi değiştirmek istiyorsunuz? (Öyleyse) Mısır&#8217;a inin, çünkü (orada) kendiniz için istediğiniz vardır&#8221; demişti. Onların üzerine horluk ve yoksulluk (damgası) vuruldu ve Allah&#8217;tan bir gazaba uğradılar. Bu, kuşkusuz, Allah&#8217;ın ayetlerini tanımazlıkları ve Peygamberleri haksız yere öldürmelerindendi. (Yine) bu, isyan etmelerinden ve sınırı çiğnemelerindendi. (Bakara Suresi, 61)</p>
<p><strong>AĞAÇLAR</strong></p>
<p>Sizin için gökten su indiren O&#8217;dur; içecek ondan, ağaç ondandır (ki) hayvanlarınızı onda otlatmaktasınız. (Nahl Suresi, 10)</p>
<p>Rabbin bal arısına vahyetti: Dağlarda, ağaçlarda ve onların kurdukları çardaklarda kendine evler edin. (Nahl Suresi, 68)</p>
<p>Dedi ki: &#8220;O, benim asamdır; ona dayanmakta, onunla davarlarım için ağaçlardan yaprak düşürmekteyim, onda benim için daha başka yararlar da var.&#8221; (Taha Suresi, 18)</p>
<p>Görmedin mi ki, gerçekten, göklerde ve yerde olanlar, güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanlardan birçoğu Allah&#8217;a secde etmektedirler. Birçoğu üzerine azab hak olmuştur. Allah kimi aşağılık kılarsa, artık onun için bir yüceltici yoktur. Şüphesiz Allah, dilediğini yapar. (Hac Suresi, 18)</p>
<p>Derken oraya geldiğinde, o kutlu yerdeki vadinin sağ yanında olan bir ağaçtan: &#8220;Ey Musa, Alemlerin Rabbi olan Allah benim;&#8221; diye seslenildi. (Kasas Suresi, 30)</p>
<p>Böylece onları aldatarak düşürdü. Ağacı tattıkları anda ise, ayıp yerleri kendilerine beliriverdi ve üzerlerini cennet yapraklarından örtmeye başladılar. (O zaman) Rableri kendilerine seslendi: &#8220;Ben sizi bu ağaçtan menetmemişmiydim? Ve şeytanın sizin gerçekten apaçık bir düşmanınız olduğunu söylememişmiydim?&#8221; (Araf Suresi, 22)</p>
<p><strong>DİKKAT ÇEKİLEN BİTKİLER</strong></p>
<p><strong>Zeytin ve Diğerleri</strong></p>
<p>O, gökten su indirendir. Bununla herşeyin bitkisini bitirdik, ondan bir yeşillik çıkardık, ondan birbiri üstüne bindirilmiştaneler türetiyoruz. Ve hurma ağacının tomurcuğundan da yere sarkmışsalkımlar, -birbirine benzeyen ve benzemeyen- üzümlerden, zeytinden ve nardan bahçeler (kılıyoruz.) Meyvesine, ürün verdiğinde ve olgunluğa eriştiğinde bir bakıverin. Şüphesiz inanacak bir topluluk için bunda gerçekten ayetler vardır. (Enam Suresi, 99)</p>
<p>Asmalı ve asmasız bahçeleri, hurmaları ve tadları farklı ekinleri, zeytinleri ve narları -birbirine benzer ve benzeşmez- yaratan O&#8217;dur. Ürün verdiğinde ürününden yiyin ve hasad günü hakkını verin; israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez. (Enam Suresi, 141)</p>
<p>Onunla sizin için ekin, zeytin, hurmalıklar, üzümler ve meyvelerin her türlüsünden bitirir. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir topluluk için ayetler vardır. (Nahl Suresi, 11)</p>
<p>Allah, göklerin ve yerin nurudur. O&#8217;nun nurunun misali, içinde çerağ bulunan bir kandil gibidir; çerağ bir sırça içerisindedir; sırça, sanki incimsi bir yıldızdır ki, doğuya da, batıya da ait olmayan kutlu bir zeytin ağacından yakılır; (bu öyle bir ağaç ki) neredeyse ateşona dokunmasa da yağı ışık verir. (Bu,) Nur üstüne nurdur. Allah, kimi dilerse onu kendi nuruna yöneltip-iletir. Allah insanlar için örnekler verir. Allah, herşeyi bilendir. (Nur Suresi, 35)</p>
<p><strong>Kuran&#8217;daki Benzetmeler İçinde İsmi Geçen Bitkiler</strong></p>
<p>Mallarını Allah yolunda infak edenlerin örneği yedi başak bitiren, her bir başakta yüz tane bulunan bir tek tanenin örneği gibidir. Allah, dilediğine kat kat arttırır. Allah (ihsanı) bol olandır, bilendir. (Bakara Suresi, 261)</p>
<p>Güzel şehrin bitkisi, Rabbinin izniyle çıkar; kötü olandan ise kavruktan başkası çıkmaz. İşte biz, şükreden bir topluluk için ayetleri böyle çeşitli biçimlerde açıklıyoruz. (Araf Suresi, 58)</p>
<p>Şifa Özelliği Taşıyanlar</p>
<p>Hurma dalını kendine doğru salla, üzerine henüz oluşmuş-taze hurma dökülüversin.&#8221; Artık, ye, iç, gözün aydın olsun. (Meryem Suresi, 25-26)</p>
<p><strong>CENNET BİTKİLERİ</strong></p>
<p>Biz, orada hurmalıklardan ve üzüm-bağlarından bahçeler kıldık ve içlerinde pınarlar fışkırttık: (Yasin Suresi, 34)</p>
<p>Ve birbiri üstüne dizilmiştomurcuk yüklü yüksek hurma ağaçları da. (Kaf Suresi, 10)</p>
<p>Onda meyveler ve salkımlı hurmalıklar var. (Rahman Suresi, 11)</p>
<p>İçlerinde (her türden) meyve, eşsiz-hurma ve eşsiz-nar vardır. (Rahman Suresi, 68)</p>
<p>Üstüste dizili meyveleri sarkmışmuz ağaçları, (Vakıa Suresi, 29)</p>
<p>Yüklü dalları bükülmüşkiraz (ağaçları), (Vakıa Suresi, 28)<br />
<strong><br />
CEHENNEM BİTKİLERİ</strong></p>
<p><strong>Darı Dikeni</strong></p>
<p>Onlar için (zehirli olan) dari&#8217; dikeninden başka bir yiyecek yoktur. (Gaşiye Suresi, 6)</p>
<p><strong>Zakkum</strong></p>
<p>Nasıl, böyle bir konaklanma mı daha hayırlı yoksa zakkum ağacı mı? (Saffat Suresi, 62)</p>
<p>Doğrusu, o zakkum ağacı; Günahkar olanın yemeğidir. Pota gibi; karınlarda kaynar-durur; Kaynar-suyun kaynaması gibi. (Duhan Suresi, 43-46)</p>
<p>Şüphesiz zakkum olan bir ağaçtan yiyeceksiniz. (Vakıa Suresi, 52)</p>
<p><span style="font-family: Consolas, Monaco, 'Courier New', Courier, monospace; line-height: 18px; font-size: 12px; color: #808080; white-space: pre;">Kaynak: Kuran&#8217;dan Genel Bilgiler &#8220;Harun Yahya&#8221;</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muallim.biz/kuran-i-kerimde-bahsedilen-bitkiler.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

